16 Eylül 2016 Cuma

GÜLE GÜLE TARIK AKAN

SU DA YANDI Bütün sanat dalları etkilemiştir beni. Okuduğum güzel bir roman, duygularıma tercüman olan bir şiir, gönül telimi titreten bir türkü, düşüncelerimi yansıtan bir film... Tarık Akan, sinemanın en etkileyici yüzüydü. Çocuk aklımla, belki ben de aşık olmuştum ona ilk filmlerinde. Toplumsal içerikli filmlerindeyse bilincim, düşüncem ve duygularımla bütünleşmişti. Sürü'yle sürüklendim, Yol'da yolcuydum, Su da Yanar'da yandım su gibi. Anne Başımda Bit Var'da başımı kaşıdım içim yanarak. Ergenekon sürecinde, Silivri nöbetlerinde yoldaşıydım sanki. Taş Mektep'te bir çocuk... Sinema ve televizyonun dışında onu hiç görmedim. Sanatın muhalif özünde, ülkesinin çağdaş, laik ve demokratik bir ülke olması için savaşımında, eylemlerinde düşünsel yoldaşıydım yalnızca. Şimdi, içimden bir tel koptu. Hepimiz ölümlüyüz, biliyorum. Ne kadar yaşadığımızdan çok yaşarken yaptıklarımızla anılabilmek, böyle de güzel anılabilmek bir onurdur. Onunla düşünsel ve eylemsel yoldaş olabilenlere ne mutlu! Özellikle de böylesine karanlık bir çağda... Su da yansa da... a.y.

1 yorum:

La Tahzen dedi ki...

Çok teşekkür ederim yazı için ayrıca sitemi ziyaret etmeyi unutmayın http://islamguzelahlaktir.blogspot.com/