23 Ağustos 2008 Cumartesi

AKLIM NEREDE

AYŞE ÇEKİÇ YAMAÇ

AKLIM NEREDE?

“……..

Koyun olduk ses anladık

Sürüye saydılar bizi

……”

Pir Sultan

Ülkemin her köşesini severim, ama İstanbul’un gönlümde ayrı bir yeri vardır. Nice ozanlara söz ustalığı yaptıran, nice öykü ve romana konu olan; pek çoğumuz için de cennetle cehennemin bir arada yaşandığı bir kenttir İstanbul. Kimine yalnızca cennet yüzünü gösterdiğini, kimine ise yalnızca cehennemini yaşattığını bilsem de severim İstanbul’u; hem de her köşesini. Beylikdüzü’nün ise, kitap fuarları nedeniyle, bir başka anlamı vardır benim için.

Bu kez İstanbul, cehennem yüzüyle çıktı karşıma; hem de Beylikdüzü… Mekanların ne kusuru var, cenneti de cehennemi de yaratan bizler değil miyiz, diye düşündüm önce. Sonra, “bizleri” geriye doğru yolculamaya çalışan ve bunu da büyük ölçüde başaranlar geldi aklıma; bir kez daha utandım çağımdan.

Önce, çalışan kadınları potansiyel orospu gören bir vaazla kanım dondu. İstanbul Beylikdüzü’ndeki camilerden birinin imamı Hasan Hakyemez, bir Cuma vaazında, “Çalışan kadın kocasını aldatır, nefsine hakim olamaz. Eşlerinizi çalıştırmayın…” demişti. Yaşamımın yarısını verdiğim öğretmenlik yıllarım geldi aklıma.

Aklım nerede, diye düşündüm önce. Aklım, her zamanki gibi başımdaydı. Hiçbir zaman onu iki bacağımın arasında ya da uçkurumda unutmamıştım. Aklım; yolsuz, susuz, elektriksiz köylerdeki küçücük beyinlere umut ekmeye; onların küçücük dünyalarını büyütmeye, karanlıklarına bir mum ışığı olmaya çalışmış; kitapsız çocuklara kitap olmaya, kalemsizlere kalem bulmaya çabalamıştı. Orospuluk bu ülkeyi çok sevmek ve onun için çalışmaksa, benden alası yoktu doğrusu!

Aklımı karıştıran olaylardan biri de sigara konusunda 4.Murat’ı aratan yasalar ve yasaklar oldu. Hadi diyelim, halkın sağlığını çok düşünüyorlardı sevgili yöneticilerimiz. İşsizlik, yoksulluk, hastanelerin durumu, sağlık ve eğitim sistemimizin halk sağlığıyla bir ilgisi yoktu nasılsa(!) Bir tek sigaraydı derdimiz. Onu da anladım da sigaranın satışına yasak getirilmediği halde, sigarayı bırakma yöntemlerinden biri olan elektronik sigara yasağını anlamadım doğrusu. Yoksa, sigara tekellerinin mi bu işte parmağı vardı? Elektronik sigaranın zararları konusunda bizim bilmediğimiz bilimsel veriler vardı da ona dayanılarak mı yasaklandı? Her şeyimiz bilimseldir ya(!)… Nikotin bantları ya da sakızları neden hala satılıyordu? Ucuz olduğu için mi? Ya da halka bedava un akıtan vekillerimizin oğullarının aklına elektronik sigara ithalatı gelmemiş miydi yoksa?

Neyse, çok soru sordum sanırım. Ben, en iyisi türkümü söyleyeyim:

“……..

Koyun olduk, ses anladık

Sürüye saydılar bizi…”

03.02.2008

1 yorum:

Anonim dedi ki...

Ben Beylikdüzünde ikamet ediyorum senelerdir ve cuma namazlarınada giderim.Eşim de özel sektörde mali müşavir olarak çalışmakta.Burada yazılanlara kesinlikle katılmıyorum.Hicbir vaazda imamlar eşlerinizi çalıştırmayın sizi kesin aldatır diye birşey söyleyeceğinede inanmıyorum.Bunu yazan kişi hangi akla hizmet yazd onuda çok merak ediyorum acaba misyonu nedir neye hizmet veriyor!!!